Yağmur yağdıktan sonra toprağın kokusu olsun diye
Yoktu suyun kokusu…
İnsanlar arasında da
Böyle bir bağ var mıydı acaba
Sakin, sessiz, renksiz, kokusuz bir insan…
Ama başka bir insanın bağrında güller açtıran
Bir fotoğraf misali
Görünüyor ama cansız…
Ruhunu hangi geçmişte bıraksan
Sadece yüzünde bir kare hüzün kalır…
Belki bir parça gözlerde ışıltı görürsün
Ama neden bu durgunluk…
Hep aynı devirde dönüyorsun
Başka bir mekân nedir bilmiyorsun
Mani olan biri mi var benliğine
İçinden bir türlü çıkarmıyorsun
Yansıyor aslında bir şeyler bize
Ne kadar gizlensen de nafile
Lakin adını koyamıyoruz bu duygunun
Ulaşamıyoruz içinde saklanan duyguların hakikatine
Bir şeyler çekiyor beni sana
O esrara ulaşmak istiyorum.
Belki çaba gösteremiyorum şuan ama
İçimdeki arzu
Her geçen gün daha çok güçleniyor…
Bir gün bir şekilde bilinmez bir saatte gireceğim içine
O zaman gelene kadar
Çiğnetme kalbini başka gönülde
Geleceğimden emin ol,
Tadacağım o nefesin tadını içimde
İçimde sakladığım en özel
En mahrem cümlelerimle geleceğim
Ya davet et, beni kalbine
Ya da kov yanından…
İnsan uzaktayken ayrılık daha kolay yaşanıyor
Yanındayken
Ellerine bu denli yakınken
Gözlerindeki gülüşe dokunmak isterken
Uzaklık çekilmiyor…
Hele o dudaklara inen damlaları tutmak isterken
İyice zorlaşıyor uzaklıklar…
Şu an ben…
Kimsenin ulaşamayacağı mesafeden bakıyorum Sana
Uzansam dokunacağım ama
Yüreğine ulaşmak için kaç dünya aşılmalı
Kara delik gibi gözlerin
Öyle korkutucu bir boşluğa mahkûm ediyor
Çaresizlik bir girdap, en dağınık gecelerin katresi
Bir şekilde diril artık
Zorla artık dönmek istiyorum ben
O güzel gülüşlerine…
Kaldırılmıyor bu yakın ayrılıklar…
Gözlerine girmek istiyorum
Ordan da Kalbine…
Ama bırakmıyorsun beni
Hapsediyorsun kara zindanlarına…
Şimdi ben…
Bir adımlık yerdeyim
Ama aynı zamanda dünyanın
En uzak mesafesinden bakıyorum gözlerine…
yazan: imtihan